Google

2 Mayıs 2013 Perşembe

17 Eylül 2009 Perşembe

SEN SÖYLEMEDEN DE BİLİYORUM

Seziyorum ki kaçacaksın..
Yalvaramam koşamam
Ama sesini bırak bende
Biliyorum ki kopacaksın
Tutamam saçlarından
Ama kokunu bırak bende
Anlıyorum ki ayrılacaksın
Çok yıkkınım yıkılamam
Ama rengini bırak bende
Duyumsuyorum ki yiteceksin
En büyük acım olacak
Ama ısını bırak bende
Ayrımsıyorum ki unutacaksın
Acı kurşun bir okyanus
Ama tadını bırak bende
Nasıl olsa gideceksin
Hakkım yok durdurmaya
Ama kendini bırak bende.

AZİZ NESİN

1 Eylül 2009 Salı

Fıkra :))

Doğu illerinden birinde SSK'lı bir kadıncağız Sağlık Ocağı'na gitmiş.. Kadının genital bir şikâyeti varmış, doktora derdini anlatmış.. Doktor hastasına teşhis koyabilmek için "vajinal ultrason" uygulamaya karar vermiş, bunu kadına da söylemiş..

Hastalığı tıp bilgisi olanlar veya yaşayanlar bilir.. Optik gözü olan çubuk şeklindeki aletle hastanın cinsel organına girilip, inceleme yapılır..

Belalı bir iş yani.. Hele hastaysan acı ile utanma bir arada yaşanıyor..

Ama vakamızda yapacak bir şey olmadığından doktor da ihtiyaç üzerine eline aleti almış, hastasına "vajinal ultrason" uygulamış..

Böylece organı içeriden incelemiş, belirtileri ve gözlemini bir araya getirip teşhisini koymuş.. Reçetesini yazacak, icabını yapacak..

Kadın SSK'lı olduğundan masrafları da kurum ödeyecek, bunun için hastanın resmî durumunu belgeleyen bir kâğıt lazım.. Hastasına sormuş:

"Sevk aldınız mı?"

Kadın müthiş utanmış.. Başı boynunun üzerine düşmüş, gözleri yerde cevap vermiş..

"Sonuna doğru biraz biraz...''

26 Ağustos 2009 Çarşamba

Yaşar Güvenir

Eskiler nedense hep çocukluğuma hatta annem ve babamın gençliğine götürmüştür beni. Ve hep siyah beyaz düşünmüşümdür o günleri. Eskileri dinlerken kurduğum hayaller hep siyah beyaz olmuştur. Dinledikçe kendimi bulduğum yerlerde de bir bakmışım siyah beyaz hayallere dalmışım. Arabamdaki mp3 çalarda da böyle eskilerin olduğu bir bölüm var, bu sabahta onları dinleyerek işe gelirken "Sensiz Saadet Neymiş" nağmeleri eşlik etti yolculuğuma, işyerine geldiğimde ilk iş internetten bu şarkıyı bulmak oldu. Ve karşıma bu zamana kadar duymadığım ve bilmediğim ve bundan dolayıda içten içe utandığım Yaşar Güvenir çıktı. Meğer bunca zamandır dinlediğim Sensiz Saadet' e yüreğini veren kişiyi tanımıyormuşum. Ama bundan sonra diğer söyledikleriyle birlikte daha iyi tanımak bir görev oldu belkide.

20 Ağustos 2009 Perşembe

ERKEKLERİN KADINLARDAN RİCASIDIR


ERKEKLERİN KADINLARDAN RİCASIDIR (Yakarışı :)))

* Pembe dizilerdeki sahte aşk nağmelerini bizden duymaya çabalamayın çünkü onlar gerçekten rol yapıyor ve kabak bizim başımıza patlıyor.

* Bir SMS gönderdiğiniz zaman ilk 10 saniyede cevap gelmeyince ikinci SMS'te 'Orda mısın???' diye sormayın. Kesinlikle oradayızdır..!

* Mağazada gelinliklere bakıp 'Aaaa ne güzeeel' dediğinizde onun bizim için bir anlamı yoktur. Bizi duygusuzlukla suçlamayın. Gelinlik sadece kızların hayalidir erkeklerin değil!!!

* Saçlarınızı boyattığınızda bunu fark edemezsek anlayın ki yakışmamıştır ve bu bizim suçumuz değildir.

* Çoğu erkek ısrardan ve bir şeyi ikinci kez duymaktan nefret eder; mutlaka ilk söylediğinizi anlamışızdır ama işimize gelmiyordur, lütfen bize geri zekalı muamelesi yapmayın.

* Alışveriş yapmak hiç zevkli değildir ve asla zevkli olmayacaktır.

* 'Beni seviyor musun?' diye sormayın. Emin olun ki sevmiyor olsak yanınızda bir saniye bile durmayız.

* Bizden sizinle aynı üzüntüyü yaşamamızı ve size tuvalete kadar eşlik etmemizi beklemeyin, o sizin kız arkadaşlarınızın görevidir.

* Bir yere gittiğimizde, hangi kıyafeti giyerseniz giyin, size çok yakışıyor, yemin ederiz. O yüzden bir daha sormayın.

* Biz erkekler gerçekten basitizdir. Mesela sizden ekmeği getirmenizi istiyorsak, aslında sadece acıkmışızdır ve sadece ekmeği getirmenizi istiyoruzdur. Bundan 'ekmek niçin masada değil' diye bir iğneleme yaptığımız sonucunu çıkarmayın zira tüm erkekler edebiyatçı değildir.

* Eğer farkında olmadan 2 değişik şekilde anlayabileceğiniz bir şey söylemişsek ve bunlardan biri kötü ve sizi üzecekse, kesinlikle diğer anlamında söylemişizdir, boşuna bizi sıkıntıya sokmayın.

* Biz farklı anlamlar taşıyan dolaylı, mecazlı soruları anlamayız. Ne istiyorsanız doğrudan söyleyin ve bizi yormayın.

* Eğer şişmanladığınızı düşünüyorsanız ki büyük ihtimalle şişmanlamışsınızdır. Bize sormayın, cevap vermeyi reddediyoruzdur.

* En karmaşık durumda bile bizim için temel kural şudur: 'En kolayını seç'. Bizden komplike şeyler beklemeyin.

* Erkekler genelde sadece ana renkleri görürler. Mesela, şampanya bir renk değil, bir içkidir bizim için.

Sarımsı Yeşil, Açık Yeşil Likör yeşili, Çimen Yeşili, Kireç Yeşili, Yay Yeşili, Orta Deniz Yeşili. Yukarıda saydıklarınız vallahi hepsi yeşil işte! Lütfen bizi zorlamayın..?

* Erkeklerin çoğunun en fazla 3 çift ayakkabısı vardır. O yüzden 30 çift ayakkabınızdan hangisinin kıyafetinize uyacağını bilmiyoruzdur lütfen sormayınız ayrıca uyum diye bir şey yoktur ve sırf uyum için giyeceğiniz şeyleri 1 hafta önceden tasarlamanız tamamen sizin takıntı nızdır. Mavi kotun üstüne her renk ve desen blüz giyilebilir.

* Kırmızı tokanız var ve sırf bu tokaya uyum sağlaması için lütfen kırmızı takım elbise almaya bize mağazaları dolaştırmayınız..!

* Cuma + Cumartesi + Pazar = Bol yemek ve mutfak gerçekliğinin icrasıdır.

* Bizi anlamaya çalışın; ancak bizi anlama işini lütfen fazla abartmayın çünkü çok kolay anlaşılır erkekler.

* Evi temizleyip yorulduktan sonra, yüzünüze bakılmayacak haldeyseniz, yaptığınız temizliğin bizim için bir anlamı yoktur, takdir beklemeyin. Temiz bir evden ziyade bakımlı görünen bir kadınla bir evi paylaşmak daha anlamlıdır.

* Ev işlerinden sonra yattığınız yerde sızıp kalıyor ve her türlü kur çabasına yorgunum diyorsanız bu bizi bozar. Bir erkeğe temiz evden önce temiz bir eş ve hatta sadece bir eş lazımdır. Temizlik bir temizlikçi tarafından da yapılabilir ama bazı şeyler temizlikçi ile yapılmaz. Bizi zorlamayın..!

* Aylarca süren baş ağrıları baş ağrısı olamaz, mutlaka bir doktora gidin.

* Size 'neyiniz var' diye sorduğumuzda, 'hiç bir şeyim yok!!!' derseniz size inanırız, bizim için olay bitmiştir. O yüzden bir şeyiniz varsa doğrudan söyleyin sonra bizi anlayışsız durumuna düşürmeyin.

* 30 civarında ayakkabınız ve dolaplar dolusu elbiseniz varken bizi iflas ettirmek bir sevgi gösterisi değildir.

4 Ağustos 2009 Salı

Bitez Yalısı'na Halil'den(Çökertme türküsündeki) sonra kimler kimler gitti.
Ee Bodrumlu olarak bizimde orda olmamız kaçınılmazdı...
"Eşek senin kulağınla kepçe mi yapayım?"
Şarkı eşliğindeki köyümüzdeki ilk eşek binme faaliyetimiz :))
Çiçeğim babasına çiçek verirken,
Blog Widget by LinkWithin